Kağıttan Hayatlar Film Yorumu

Kağıttan Hayatlar, Netflix platformunda bana göre dün, size göre iki gün önce kısacası, 12 Mart 2021 tarihinde yayınlandı. Bir çıkarım yaptığınızı varsayarak devam edeyim; Evet, Kağıttan Hayatlar Film Yorumu yazısını bir Cumartesi akşamından yazıyorum. Filmi yarım saat önce izledim. Can Ulkay yönetmenliğinde ve Çağatay Ulusoy oyunculuğu ışığının altında ilerleyen bir film.

Kağıt toplayıcısı ve sağlık sorunları olan Mehmet, kağıt çuvalının içinde kimsesiz bir çocuk bulur. Küçük Ali’ ye yardım etmeye karar verir ve yakınlaşırlar. İki iyi arkadaş olurlar.

Filmin ilk bir saatinde Mehmet ve Ali arasında geçen bu yakınlaşma, sokakta büyüyen ve yaşamını çöpteki kağıtları toplayarak geçiren sokak gençleri var. Hayat kalitesinin farkında ve bunu kabullenen mahallenin insanları isyan içinde değil acısıyla, tatlısıyla ve çoğu anne eksikliğiyle hayatlarını sürdürüyor. Bu sahnelerde de verilmek istenen mesaj çok net: Hayat herkese ve her şeye rağmen akıp gidiyor. İnsan, kimi zaman güzel kimi zaman kötü tüm bu duyguları yine, her şeye rağmen tadacak.

Ben filmin bu zamanlarında eğlendim fakat yer yer sıkıldığım zamanlar olmadı da diyemem. Favori sahnem birçok izleyicinin de aynı düşüncede olduğunu düşündüğüm hamam sahnesi oldu. 🙂 Gonzi karakterindeki Ersin Arıcı’nın oyunculuğunu çok beğendim. Ayrıca ben filmi Çağatay Ulusoy’ un oyunculuğunun ayağa kaldırdığını düşünüyorum. Film hakkında bir diyeceğim daha var. Pek gerekli bir bilgi değil fakat yazmazsam içimde kalacak. Menajerimi Ara dizisinin 3. Bölümünde Çağatay Ulusoy konuk oyuncu olarak gelmiş ve Mücadele Çıkmazı filminde oynayacağını dizi üzerinden duymuştuk. O zamanın Mücadele Çıkmazı şimdi ismi değiştirilerek Kağıttan Hayatlar olmuş. Gözümden kaçmadı dostlar… Bence doğru bir karar, bu ismi çok daha güzel.

Filmdeki müzikleri de beğendiğimi söylemeliyim. Hepsi filmin hikayesi ile çok uyumlu sahnelerde, bu benim çok hoşuma gitti.

Ağlama anne benim için ağlama
Ben de herkes kadar yandım
Sen ne olur çocukluğumu sakla
Tek kalan bu elimde avucumda

Film hakkında finali hariç her şeyi konuştuk. Buradan sonrasının spoiler yorum olacağını bildirerek yorumlarıma başlıyorum.

Kağıttan Hayatlar Film Yorumu (Final)

Filmin son kısımlarında Küçük Ali’nin gerçekte var olmadığı, onu kendisinin kafasında hayal olarak yaşattığı görülüyor. Mehmet’in Ali’sinin kendisi olmasına şaşırdım ve ona annesinden görmediği ilgiyi kendisinin vermeye çalışması fikrini beğendim. Ona tutundu ve onu kaybetmemek için kendi hayatını tehlikeye attı. En sonunda çocukluğunu, kendisini, annesini ararken öldü. Mehmet’in ikinci adının Ali olduğunu, kapısına gittiği ev sahibinden öğreniyoruz. Ve sonra Gonzi tüm gerçekleri, hepsinin bir hayal olduğunu kendi gözünden tekrar anlatıyor.

Tüm bunları izleyici kendi çıkarsa mı daha çok severdim yoksa böyle mi daha çok sevdim bilmiyorum. Her şey apaçık bir şekilde ortaya çıkmış Gonzi’nin anlatımında.

Kağıttan Hayatlar, bir hafta sonu keyifle izlenebilecek, güzel mesajlar alınabilecek güzel bir film. Bundan daha fazlası veya daha azı değil. Ben sevdim ve izlemenizi öneriyorum.

Kağıttan Hayatlar hakkındaki yorumlarım bu kadardı. Umarım okurken keyif almışsınızdır. Haftaya başka bir yazıda görüşmek üzere.

Kendinize iyi bakın! ❤

İlginizi Çekeceğini Düşündüğüm Bir İçerik: Netflix’te Bir Gençlik Dizisi: Degrassi Next Class

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.